Sita Haberler

TAZ Gazetesi’ne Referandum Röportajı

Tarih: 28 Mart 2017 - Sita admin tarafından yazıldı
Almanya’da Türkçe ve Almanca olarak yayımlanan TAZ Gazetesi’nden Ebru Taşdemir, Sita Politik Danışmanlık Genel Müdürü Suat Özçelebi ile SİTA’nın çalışmaları, siyasal iletişim ve 16 Nisan’da yapılacak olan referandum için Türkiye’de sürdürülen kampanyalar üzerine bir röportaj yaptı. Röportajın linkine ulaşmak için lütfen tıklayın.
taz_logo
Referandum kampanyaları

„Kararsızları sandığa taşımak gerek“

Referandum yaklaşıyor. Evet ve hayır kampanyaları ne kadar başarılı? 24 yıldır siyasi danışmanlık yapan Osman Suat Özçelebi ile konuştuk.

EBRU TASDEMIR , 2017-03-28

Osman Suat Özçelebi SİTA Politik Danışmanlık A.Ş’nin kurucusu ve genel müdürü. 1992 yılından beri Türkiye’de gerçekleştirilen tüm milletvekili ve yerel seçimlerde, farklı siyasi partilerden adaylara seçim kampanyası danışmanlığı yaptı. Hürriyet Gazetesi’nde bir süre ekonomi ve bürokrasi muhabiri olarak çalışan Özçelebi, sivil toplum örgütlerinde, siyaset okullarında eğitim ve danışmanlık hizmetleri de veriyor. Özçelebi, bir siyasi danışman olarak referanduma giden süreci değerlendirdi.

taz: Suat Bey, siyaset dili Türkiye’de son günlerde bir hayli sertleşti. Bir siyasi danışman olarak bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Osman Suat Özçelebi: Kutuplaşma, siyaseti de milleti de kamplaştırdı. Bu ortamı elbette daha da geriyor, sertleştiriyor. Sanki bir siyasal rakip değil bir “düşman“ varmış gibi karşınızda, yapıcılıktan uzak tamamen yıkıcı bir söylem ve davranış sergileniyor. Kullanılan dil ve seviye düştü.

Bunun referandumla ne ilgisi var?

Referandumun çok büyük bir sistem değişikliğine yol açacak olması gerilimi daha da artırdı. Özellikle anayasal değişikliklerin özgür bir bilgilendirme ve tartışma ortamında değil, OHAL varken hazırlanması, çoğulcu bir biçimde sivil toplumun da katılacağı biçimde açık yapılmaması da çok rahatsız edici oldu. Bütün bunlar siyaset dili ve söylemini keskinleştiriyor. Kanımca bu kadar önemli ve hayati bir referandumun OHAL’de yapılması yıllar sonra herkes için ciddi bir utanç vesilesi olacak.

Türkiye’de siyasi danışmanlık deyince, neleri kapsıyor?

Siyasal iletişim danışmanlığı sadece reklamcıların yaptığı ve seçim dönemlerine hapsedilmiş bir iş değil. Araştırma, siyasal vizyon diyagramı, çevre analizi, adayların ve aday adaylarının aday oldukları parti ve seçim çevresi özelinde süreç yönetimi, etkinlik ve kriz yönetimi, medya ilişkileri vb. birçok başlığı kapsıyor.

Kimlerle çalışıyorsunuz?

Bizim şöyle kalıp bir cümlemiz var. Anayasamızın meşru kabul ettiği bütün siyasi parti ve adaylarına eşit mesafedeyiz. Partilerle değil, siyaset yapmak isteyenlerle, adaylarla, her partiden danışanlarımızla çalışıyoruz.

Referandum’daki Hayır cephesininin sınırları o kadar da belli değil gibi. Örneğin MHP’den bazı yerel oluşumlar „Hayır“ diyeceklerini açıkladı. Evet ve hayır cephesini siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Aslında Türkiye demokrasisi için güzel bir deneyim; bir tür imkansız koalisyon. MHP nin bazı kesimleri yanında, HDP, CHP, Sosyalistler ve İslamcılar gibi gruplar da yer alıyorlar. Bu parlamenter rejimin ve koalisyonların eleştirildiği bir anayasal süreçte ders niteliğinde.

Tabii bu çok merkezlilik büyük bir renklilik sağlarken özellikle Anadolu’da kampanya açısından dağınıklık ve daha geniş kitlelere ulaşamama riski yaratıyor. AK Parti çok güçlü bir propaganda makinası, bununla yine o güce yakın bir parti örgütü desteğiyle çalışma yapılmalı. Ayrıca „Evet“ cephesi kaynak sıkıntısı yaşamadan, iktidar tarafından her düzeyde destek alırken, „Hayır“ cephesi eşitsizlik, baskı ve yasaklamalarla karşı karşıya.

Somut olarak „Hayır“ cephesinde hangi kaynaklar eksik?

Medya organlarında kendilerine fazla yer bulamıyorlar. Ki bu tür kampanyalarda yüz yüze iletişim kadar kitle iletişim araçları, televizyonlar da çok önemli. Ana muhalefet çok az ulusal kanalda kendine yer bulabiliyor. Özellikle YSK’nın geçenlerde yayınladığı „il ve ilçelerde yapılacak çalışmalar için kamu otoritesinden izin alınması“ zorunluluğu doğrudan „hayır“ cephesine karşı çıkarılmış gibi algılandı. Biliyorsunuz hükümet yine bir süre önce bir KHK ile TV’lerde her tarafa eşit süre ile yer verme zorunluluğunu kaldırmıştı.

Yürütülen kampanyaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ben „evet“ cephesinin tezlerindeki kendilerince “doğru“ olan pozitif sonuçları anlatmak yerine başlangıçta reaktif bir kampanya izlemelerini yanlış ve şaşırtıcı bulduğumu söylemeliyim. Özellikle 15 Temmuz hain darbe girişiminin sorumlusu FETÖ ile “hayır“ oyu kullanacakları aynı tarafa koyma, insanları böylece caydırma girişimi, korkutma ve tehdit algısı yarattı.

Bu da bugüne kadar AK Parti’nin izlediği proaktif, pozitif ve projeci görünümlü kampanya algısının tam tersi. Darbeciler tarafından oğluyla birlikte alçakça öldürülen, bugüne kadar AK Parti kampanyalarının mimarı merhum Erol Olçak’ın eksikliği sanki hissediliyor.

Evet kampanyası daha çok Erdoğan’ın popülist retoriğine dayanıyor sanki.

Erdoğan şu an bir stratejistten çok bir taktisyen gibi hareket ediyor. Sonucu kurtarma telaşında, geleceğe odaklanmasını kaybetmiş gibi.

Hayır kampanyasını daha mı etkili buldunuz?

Hayır cephesinde gözlemlediğim çok merkezliliğin, kimsenin birbirinin ayağına basmadan kampanya sürdürme çabası var. Farklı seçmen gruplarına ulaşmaya çalışıyorlar. Sosyal medyada yoğun bir hareketlilik var, oldukça yaratıcı capsler ve videolar izlemek mümkün. Ancak bunun mahalle kampanyasıyla Anadolu’da ne kadar desteklendiği belirsiz.

Referandumu son anda iptal etme iddiaları var. Böyle birşey gerçekleşirse nasıl bir etki yaratır?

Bu konuşuluyor. Kamuoyu araştırmalarının çok yayınlanmaması da- ki yayınlanıyor- benzer bir komplocu bakış açısı taşıyor. Sanırım “savaş“ hali hariç bu referandum iptal edilemez ya da ertelenemez, dolayısıyla referandumun yapılacağına inanıyorum. Ama 16 Nisan’a bir ay var ve bu bir ayda hiçbirimizin aklına gelmeyen her türlü tuhaflık yaşanabilir mi, hayır diyemiyorum. 15 Temmuz melanetinin yaşandığı, kendi savaş uçaklarımızın TBMM’yi bombalayalı daha bir yıl olmadığı bir ülkede her şey olur diyorum, üzülerek.

Siyaset uzmanı olarak her yerde siyaset konuşulmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bence her yerde siyaset konuşulmuyor. Halk ne kadar politize olursa olsun, kendi derdinde. Gündem daha çok ekonomik dertler, işsizlik, terör. Hala %15-20 civarında kararsız var. Hatta son bir araştırmada gençlerin yine büyük bir kısmının sandığa gitmeyebileceği anlatılıyordu. Oyunun herhangi bir etkisi olmayacağını düşünenlerin oranı çok yüksek, iktidarı değiştireceğine inanmıyor bu kitle.

Aslında muhalefet ve hayır cephesi için üzerinde çalışılması gereken bir seçmen kitlesinden bahsediyoruz. Onları sandığa taşıyanlar sonucu ciddi oranda etkileyecekler. Türkiye’deki seçmenler oy verme oranlarında % 80’lerin üzerinde. Bu referandumlarda %70’lere geriliyor, yani katılım yine anahtar rol oynayacak. Gençleri, kararsızları sandığa taşımak, sandığa sahip çıkmak da.

Yurtdışındaki kampanyalar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Almanya ve diğer AB ülkeleri ile ilgili bu polemiklerin biteceğini düşünmüyorum. Hollanda’nın özellikle bu krizi kendi seçimleri için kullanma girişimi çok manidar. Almanya’da seçimler Allah’tan Eylül’de, yoksa buna benzer saçmalıkları orada da yaşama riskimiz artabilirdi. Yurt dışı seçmen aslında konsolide oldu, AK Parti’nin bariz üstünlüğü var, „Hayır“ cephesi daha önce oy kullanmamış olanlara yüklenirse bir değişim yakalayabilir.

Türkiye’de seviyeli bir siyaset ortamı için neler gerekli?

En gerekli şey: Bu kutuplaşmanın son bulması. Yeni bir Anayasa’dan önce parlamenter sistemimizi neredeyse tüm AB ülkelerinde olduğu gibi parti ve seçim yasalarıyla demokratikleştirelim. Ben Türkiye’yi uzun yıllardır bir „iki dudak demokrasisi“ olarak niteliyorum. Vesayet odaklarını yok edecek, milli iradeyi gerçekten iktidara taşıyacak, milletvekillerini gerçekten milletin temsilcisi yapacak olan, her partide egemen olan lider oligarşisine son vermektir. Ayrıca sürekli hale dönüşecek bir OHAL ile bir demokrasinin sürdürülebilirliği olamaz.

Özçelebi Başkanlık Referandumu Paneli’nde

Tarih: 11 Mart 2017 - Sita admin tarafından yazıldı

Siyasal İletişim Enstitüsü  tarafından düzenlenen “Aktörler, Kampanyalar ve Stratejiler” temalı Başkanlık Referandumu Paneli’nde Türkiye’nin arifesinde bulunduğu Anayasa Değişikliği ve başkanlık sistemi referandumu sürecinde, partilerin ve siyasi aktörlerin izleyeceği yol haritası konusunda öngörüleri, partiler arasındaki Başkanlık Referandumu Paneli Afişmuhtemel ittifaklar, referandum kampanyaları ve izlenecek stratejiler tartışıldı.

Panelde konuşmacılar aşağıdaki başlıklar çerçevesinde değerlendirmelerde bulundular:

Kamuoyu Araştırmaları Işığında Vatandaş Eğilimleri ve Öngörüler

Partilerin Referandum Stratejileri, İttifaklar

Referandumun İletişimi: Kampanya Stratejileri, Parti Söylemleri

15 Temmuz’dan Başkanlık Referandumu’na Türk Medyası’nın Siyasi Rolü

Anayasa Referandumu’nda Yeni Medya Etkisi

suat özçelebi 03.2017 başkanlık referandumu paneliSita Politik Danışmanlık Genel Müdürü Suat Özçelebi’nin de konuşmacı olarak katıldığı panelde Özçelebi, referandum sürecinde izlenen stratejileri, parti söylemlerini, “Evet” ve “Hayır” kampanyalar arasındaki eşitsizlikleri, yurt içi ve dışında seçmen davranışlarına yönelik olarak izlenen taktikleri , medyada ve özellikle YSK’nın içinde yer aldığı hukuki süreci, etkilerini siyasal iletişim perspektifinden değerlendirdi.

Diğer konuklar da referandum için yapılan arastırmaları, kampanyaları, sosyal medyadaki calışmaları, sivil toplumda ortaya çıkan CHP’nin kampanyası dışında gelişen çalışmaları, referandum sonrası olası sonuçları, seçmen eğilimlerini, kurulan ittifakların sonuca etkisi, MHP ve Kürt oylarının sonuca etkilerini ele aldılar. Farklı bakış açılarının gözlem ve düşüncelerin dile getirildiği panele katılan diğer konuşmacılar şunlardı: Araştırmacı Adil Gür, İletişim Uzmanı Necati Özkan, Element Stratejisi kurucusu Gulfem Sanver, Yrd. Doç. Erkan Saka ve gazeteci Ahu Özyurt.

Panel, 11 mart tarihinde saat 14.30’da İstanbul İnterContinantel Otel’de gerçekleştirildi.

24 yaşına bastııık!

Tarih: 13 Şubat 2017 - Sita admin tarafından yazıldı

Sita Politik Danışmanlık 24 yaşına bastı.

Şirketimizi de var eden demokrasiye inancımızı her zamankinden daha fazla koruyarak, “Türkiye’nin siyasal iletişim ajansı” vizyonumuzun gereğini yapmaya devam edeceğiz.

Misyonumuz:

Müşterilerine bilgiye, gerçeğe ve yaratıcılığa dayalı fark yaratacak iletişim stratejileri oluşturmak…
Yurt dışında ve Türkiye’de siyasal iletişim alanında varolan birikim ve tecrübeyi “Türkiye gerçekleriyle” de harmanlayarak başarılı kampanyalar düzenlemek…
Demokrasimizin gelişmesine, kurumsallaşmasına katkı sağlayacak sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştirmek ve yayınlar yapmak…

Değerlerimiz:

Güven ve Samimiyet
Paradigmaları Sorgulamak
Yeniliğe Açık Olmak
Profesyonel Hizmet
Demokrasi ve İnsan Hakları

Hep birlikte nice yıllara…

Sita 24 yasında

Ulusal Kanal’da Özçelebi, ABD seçimlerini değerlendirdi

Tarih: 10 Kasım 2016 - Sita admin tarafından yazıldı

Ulusal Kanal’da ABD seçimleri ve ABD’nin yeni Başkanı seçilen Donald Trump’ın zaferi nedenleri, sonuçları; CHP’nin Parti Meclisi bildirisi ve etkileri, Türkiye’de siyaset… baslıklarının ele alındığı programa SİTA Politik Danışmanlık Genel Müdürü O. Suat Özçelebi konuk oldu. Tuncay Mollaveisoglu’nun “Anında Gazete” adlı programda Ali Topuz ve Ferit Ilsever ile birlikte seçim sonuçlarını değerlendiren Özçelebi, Trump’ın seçilmesinin nedenlerine bakarken 3 açıdan yaklaşılması gerektiğini, rakipler, yürütülen kampanya ve seçmen davranışlarının önemli olduğu aktardı.

Clinton cephesinin uzun süre anketlerle yaptığı algı yönetiminin dünyada etkili olduğunu fakat ABD seçmeni üzerinde ters etki yarattığını belirten Özçelebi, Trump’ın büyük skandallara rağmen, net “güçlü Amerika” mesajıyla arayış ve değişim ihtiyacı içinde olan, beyaz orta sınıf Amerikalıların adresine dönüştüğünü belirtti.  Trump’ın ırkçı, narsist, kibirli ve ilkesiz tutumunun bile rakibinin seçkinci, duygusuz ve geleneksel , değişim mesajı taşımayan (hatta 3 ayrı sloganla karmaşıklaşan mesajları) nitelikleri karşısında bir adres olmasını engellemediğini anlatan Özçelebi, ilk kez ABD’de iki adayın da kendilerini aday gösteren parti seçmenlerinin tepkisiyle karşılaştığını vurguladı. Özellikle Clinton’a karşı ön seçimde yarıştığı Bernie Sanders’ı destekleyen demokrat partililerin büyük bir tepki gösterdiği ve oylarını vermediklerini belirtti.

Özçelebi, 2008 finansal kriziyle başlayan sorunların bugüne ve seçim sonuçlarına yansıdığını, değişim beklentisi ve ekonomik kaygıların seçim sonucu üzerinde büyük etkisi olduğunu söyledi. Programda CHP’nin son Parti Meclisi bildirisi, AK Parti’nin tepkileri ve yansımaları da değerlendirildi.

suat-ulusal-09-11-2016

KA.DER İstanbul Okulu’nda Eğitim

Tarih: 07 Ekim 2016 - Sita admin tarafından yazıldı

KA.DER İstanbul Okulu’nda SİTA Politik Danışmanlık Genel Müdürü O. Suat Özçelebi Ka.Der için SIDA (2015) ve SİTA (2004-2005) tarafından hazırlanan değerlendirme ve strateji raporları konusunda KA.DER üyeleri ve yöneticilerine 7 Ekim Cuma günü eğitim verdi.

Raporlardaki bulgular, değerlendirmeler, önerileri analiz eden Özçelebi, KA.DER’in vizyon ve misyonu doğrultusunda önümüzdeki hedeflerine yönelik yeni stratejik tercihlerini ve üyelerinin yaklaşımlarını, yaşana sorunları irdeledi. Ülkemizde yaşanan siyasal ortamdaki belirsizlikler ve demokratik daralmanın yarattığı risk unsurları, gündemin açmazları ve yeni açılımları ayrıntılı bir biçimde ele aldı.

ka-der-toplanti-7-ekim-2016

#terörelanetolsun

Tarih: 18 Ağustos 2016 - Sita admin tarafından yazıldı

terörelanetolsun

Darbe Girişimine İlişkin Açıklamamızdır.

Tarih: 20 Temmuz 2016 - Sita admin tarafından yazıldı

sita darbeye karşı mesaj

Sita Politik Danışmanlık 23 Yaşında

Tarih: 09 Şubat 2016 - Sita admin tarafından yazıldı

Sita Politik Danışmanlık 23 Yaşında!

Kurulduğumuz ilk gündeki heyecan ve inançla, çözüm ortaklarımızla birlikte “Türkiye’nin siyasal iletişim ajansı” sözümüzü yerine getirmeye devam edeceğiz.

Hep birlikte nice yıllara…Sita 23 yaşında

TRKPA: Türkiye’de Siyasal İletişim ve Politik Pazarlama

Tarih: 07 Ekim 2015 - Sita admin tarafından yazıldı

suat özçelebi TRKPA TV GOOGLETürkiye Pazarlama Akademisyenleri (TRKPA) platformu ve Marketing Türkiye işbirliğiyle gerçekleştirilecek olan canlı yayınlar bu akşam 21.00‘da başlıyor.

Türkiye’de Siyasal İletişim ve Politik Pazarlama konusunun ele alındığı ilk programa Prof.Dr.İbrahim Kırcova’nın moderatörlüğünde Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi öğretim üyesi Prof.Dr. Yavuz Odabaşı, SİTA Politik Danışmanlık Genel Müdürü Siyasal İletişim Danışmanı Suat Özçelebi, Gaziantep Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr. Ahmet Tan katıldı.

Bundan böyle her hafta farklı konu ve konukların yer alacağı canlı yayın programı Google’ın Hangouts üzerinden yayınlanıyor.
İzlemek isteyenler şu bağlantı üzerinden programı sürekli seyredebilir: Lütfen Tıklayın.
Ayrıca Marketing Türkiye üzerinden de  saat 21.00’dan itibaren izlendi.

Türkiye’de Siyasal İletişim ve Politik Pazarlama yayınını izlemek için lütfen Tıklayın.

Özçelebi, Habertürk TV’de Seçmen Psikolojisini anlattı

Tarih: 05 Haziran 2015 - Sita admin tarafından yazıldı

Suat Özçelebi Habertürk 5 haziran 2015Sita Politik Danışmanlık Genel Müdürü O. Suat Özçelebi HaberTürk televizyonunda Ahmet Örsoğlu’nun hazırladığı “seçmen psikolojisi” adlı haber dosyasında dün konuk oldu. 7 haziran milletvekili seçimlerini ve seçmen davranışlarını değerlendirdi.

Lütfen izlemek için Tıklayın.

 






l
Close
Takipçimiz olur musunuz?
SİTA ile ilgili gelişmeleri sosyal medya adreslerimizden takip edin