fbpx

Posts Tagged ‘seçim’

‘İnternet seçimlerde ana mecraya dönüşebilir’

Tarih: 21 Aralık 2018 - Sita admin tarafından yazıldı

SİTA Politik Danışmanlık Genel Müdürü Suat Özçelebi, Yeni Şeyler Rehberi programında sosyal medya ve teknoloji kullanımının propaganda sürecine katkısını anlattı. Özçelebi, muhalefetin bunun genel değil yerel seçim olduğunu anlatabilmeleri halinde internetin ana tanıtım mecrasına dönüşebileceğini vurguladı.

Yerel seçimler yaklaşırken partilerin seçim kampanyalarında kullanacakları stratejiler belli olmaya başladı. Özellikle AK Parti’nin seçimlerde elektronik ortamı daha çok kullanacağını, diğer ortamlarda gürültü kirliliği yaratmayacağını dile getirmesi yeni bir bakış açısı doğurdu. SİTA Siyasi İletişim Danışmanlığı Genel Müdürü Suat Özçelebi, Yeni Şeyler Rehberi programında politik iletişimde sosyal medya ve teknolojinin katkılarını anlattı. Özçelebi muhalefetin, AK Parti’nin her seçimde yaptığı seçimi bir referanduma çevirme eğilimini fark edip buna karşı aksiyon alması halinde internetin seçimlerde ana mecraya dönüştürebileceğini dile getirdi:

‘BİRİ BANA ‘SADECE SOSYAL MEDYAYI KULLANACAĞIM’ DESE ‘SAKIN HA’ DERİM’

“2000’li yıllarda vazgeçilmez, 2010’lu yıllarda neredeyse ana mecrası oldu teknoloji siyasi parti iletişiminin. AK Parti de bunu daha çok kullanacağını deklare etti. Bu kaçınılmaz. Sosyal medyanın kullanıcı sayılarının ne kadar yüksek olduğunu görüyoruz. Türk kullanıcılarının sayısı ilk beşlerde. Diğer ülkelerde bu kadar değilken Türkiye’de çok kullanılıyor ve sosyal medya siyaset için vazgeçilmez bir araç.
RS FM
Eğer bir parti bize gelip tüm iletişimi sosyal medya üstünden yapacağız deseydi biz ona ‘Aman sakın ha’ derdik. Özellikle AK Parti Türkiye’de hala konvansiyonel, medya, gazete, dergi, el ilanları, yerel seçimlerde çok geçerli, çok önemli bir araç. Biz buna bütünleşik iletişim araçları diyoruz. 2019 Türkiyesi’nde ikisi bütünleşik kullanıldığında çok iyi sonuç alınabiliyor. Sadece sosyal medya araçları üstünden iletişim yapmak, stratejik öğelere açısından çok etkin değil. Önemli bir araç ama bütün her şeyin onun üstünden yürütülebileceği bir otoban değil.
İnsanların siyasal açıdan ikna edilmesiyle ilgili bazı unsurlar var: Kaynağın inandırıcılığı çok önemli. İnsanlar tanımadıkları kişiye zor inanır. Bir ortak paydanız var mı diye bakarsınız. Bütün bunların oturduğu bir duygusal bağ var mı diye bakarsınız. Sosyal medyanın da olduğu kampanya araçlarıyla dengelemek ve seçmene ulaşmak mümkün. Ama asıl unsur esas stratejik tarafı dengelemek.

Yerelde de ulusal kampanyasında da bazı unsurlar farklı bir yapıya büründü. Birkaç seçimde bunu tekrarlar hale geldik: AK Parti’nin hemen her seçimi başarıyla bitiriyor olması genel başkanın şahsıyla alakalı. O her seçimi referanduma dönüştürüyor. Bu referandum havasında bunu yerel seçime nasıl kaydıracakları, internet ve sosyal medyayı bununla nasıl bütünleştirecekleri önemli. Eğer siz ana trendleri yapmaz onun üstüne strateji kurgulamazsanız istediğiniz aracı kullanın başarı şansınız yok.

Temelde yapmaya çalıştığı şey olayı referandum bakışında tutup ana çatışmayı burada tutarak adayları geride bekletmek istemesinde yatıyor. Yerelde adayların projeleri üstünden yerel seçimleri götürmek isteyeceğini düşünmüyorum. Cumhurbaşkanı ve diğer partiler arasında sanki karşılıklı yarış olarak bakılıyor. Ana muhalefetin yerel seçimi ana platforma taşıyabilmesi gerekiyor.

Son dönemde AK Parti’nin internete özellikle son kampanyada daha fazla kaynak ayırdığını söyleyebiliriz. Küçük partilerin burayı eskiden gerilla taktiği olarak kullandığını söyleyebiliriz. Büyük partiler de bunu keşfetti özellikle AK Parti açısından bunu söylüyorum. Muhalefetin burayı keşfettiğini de bu seçimlerde göreceğiz. Kullanıcı sayılarına ve hedeflemelere baktığımızda eğer araştırmayı kullanabiliyorsanız, o hedef kitlelere ulaşabilme kanallarını da yaratabiliyorsunuz demektir. Seçmenin üçte birinin yer aldığı İstanbul Ankara ve İzmir’de çok yüksek bir sosyal medya kullanıcısı var. Onların doğru hedeflemelerle mesajları iletmek çok daha kolay.

Cumhurbaşkanının Twitter’ı kapatmaktan bahsettiği mitingler oldu. Ardından kullanıcı sayısıyla övünür durumuna geldi. Bu bir nevi AK Parti açısından gerçeğin önüne geçememek gibi bir şey. İnternet siyasal iletişim olarak bu gerçeği cumhurbaşkanının önüne koymuş oldu. Kampanya döneminde bizim gibi ülkelerde, seçmeni bıkkınlık seviyesine getirmemeniz yazım. Bunu belli bir zaman içinde yapmanız lazım. Üç ay kampanya yapmak, yüzlerce binlerce aday için kolay değil. Bu seçmeni yorabilir. Ana kampanya dediğimiz dönemin çok sıkı bir hazırlık dönemi geçirilip son 45 güne dayanması gerekiyor. Biz yerel de olsa milletvekili seçimi de olsa en az bir yıllık hazırlık yapılmasından yanayım. Araştırmanızı yapar, ana problemleri saptarsınız. Yoklamalar yaparsınız. Asıl önemli olan unsur son on gündür. Seçimin o günlerde çok iyi yönetilmesi lazım.

Partilerin internette kendini göstermesi için büyüklük küçüklük fark etmiyor. Ama küçük partiler internette kendini anlatmak için çok daha büyük olanaklara sahip. Yüzde 3 oy alırsanız para yardımı alıyorsunuz. Böylece partiler bunun için de yarışıyor. Türkiye’de siyaset çok pahalı. Belli bir sayıda ilde örgütlü olmanız gerekiyor. Kiralarını ve iç donanımlarını düşünün. Küçük bir siyasi partinin yaşayabilmesi için internet, tanınırlık için etkili bir mecra.

Sokaklara inmeyeceğim bakış açısının çok doğru olacağını zannetmiyorum. AK Parti çalmıyor CHP çalıyor ben o zaman AK Parti’ye oy vereyim diyecek kimsenin olduğunu zannetmiyorum. Bugün kimlik siyaseti üstünden oy veriliyor. İstanbul, Ankara ve İzmir’de geçen bir arabanın sesinden etkilenecek bir seçmen olduğunu düşünmüyorum. Bunlar pekiştirme için gerekli olan araçlar.

İnsanlar takım tutar gibi parti tutuyor. Onların takımını değiştirtmek mümkün olamaz. Biz kampanyalarda oy verme eğilimini pekiştirmeye çalışıyoruz. Örneğin Ekrem İmamoğlu’nun tüm adaylara SMS göndermesi söz konusu oldu. Gönderimi içinde bir video vardı ve içinde CHP adayı olduğu yazmıyordu bir bayrak hatta logo yoktu. Bu herkesin adayı demekti. Bunu illa sözcüklerle ifade etmeniz gerekmiyor. Daha önce ölçümleme kısmını denedik. Bu seçimde daha çok deneyeceğiz. Google Adwords kullanarak çok şey yapmak mümkün. Mahalle hedeflemesi bile yapmak mümkün. Ben yerel seçimlerde bu araçları iyi kullanan kampanya ekiplerinin başarı sağlayacaklarını düşünüyorum. Ben hazırlıkların da büyük kentlerde hedeflemeler üstünden gideceğini düşünüyorum. Bazı yerlerde oylar çok dengede. Her koşulda kazanır denen yerler birçok siyasi parti açısından riskli hale geldi. İnternette kullanabileceğiniz küçük oy kaymaları bambaşka sonuçlara yol açabilir. İnternet kullanımı em mevcudu pekiştirmek hem de yeni oy kazanmak için etkili olabilir. Seçmenler belli bloklaşmaya uğrasalar da Cumhurbaşkanının istikrar vaadini ekonomik sıkıntılar nedeniyle tartışmaya açıldığı gibi bir bakış açısı var. Bunun bir yerel seçim olduğunu muhalefet seçmenlere doğru bir biçimde aktarabilirse, internet çok ciddi bir ana mecraya dönüşebilir.”

Radyo programının linkine ulaşmak için lütfen tıklayın

Ulusal Kanal’da Özçelebi, ABD seçimlerini değerlendirdi

Tarih: 10 Kasım 2016 - Sita admin tarafından yazıldı

Ulusal Kanal’da ABD seçimleri ve ABD’nin yeni Başkanı seçilen Donald Trump’ın zaferi nedenleri, sonuçları; CHP’nin Parti Meclisi bildirisi ve etkileri, Türkiye’de siyaset… baslıklarının ele alındığı programa SİTA Politik Danışmanlık Genel Müdürü O. Suat Özçelebi konuk oldu. Tuncay Mollaveisoglu’nun “Anında Gazete” adlı programda Ali Topuz ve Ferit Ilsever ile birlikte seçim sonuçlarını değerlendiren Özçelebi, Trump’ın seçilmesinin nedenlerine bakarken 3 açıdan yaklaşılması gerektiğini, rakipler, yürütülen kampanya ve seçmen davranışlarının önemli olduğu aktardı.

Clinton cephesinin uzun süre anketlerle yaptığı algı yönetiminin dünyada etkili olduğunu fakat ABD seçmeni üzerinde ters etki yarattığını belirten Özçelebi, Trump’ın büyük skandallara rağmen, net “güçlü Amerika” mesajıyla arayış ve değişim ihtiyacı içinde olan, beyaz orta sınıf Amerikalıların adresine dönüştüğünü belirtti.  Trump’ın ırkçı, narsist, kibirli ve ilkesiz tutumunun bile rakibinin seçkinci, duygusuz ve geleneksel , değişim mesajı taşımayan (hatta 3 ayrı sloganla karmaşıklaşan mesajları) nitelikleri karşısında bir adres olmasını engellemediğini anlatan Özçelebi, ilk kez ABD’de iki adayın da kendilerini aday gösteren parti seçmenlerinin tepkisiyle karşılaştığını vurguladı. Özellikle Clinton’a karşı ön seçimde yarıştığı Bernie Sanders’ı destekleyen demokrat partililerin büyük bir tepki gösterdiği ve oylarını vermediklerini belirtti.

Özçelebi, 2008 finansal kriziyle başlayan sorunların bugüne ve seçim sonuçlarına yansıdığını, değişim beklentisi ve ekonomik kaygıların seçim sonucu üzerinde büyük etkisi olduğunu söyledi. Programda CHP’nin son Parti Meclisi bildirisi, AK Parti’nin tepkileri ve yansımaları da değerlendirildi.

suat-ulusal-09-11-2016

Sürece destek, MHP ve AK Parti oyları artıyor!

Tarih: 03 Nisan 2013 - Sita admin tarafından yazıldı

Çöanket333züm sürecine destek verenlerin oranı yüzde 57.7 iken, karşı çıkanların oranı ise yüzde 34… Her 3 CHP ve MHP seçmeninden biri destek veriyor. Ege ve Akdeniz’de CHP’den MHP’ye oy kaydı. ANAR anketine göre partilerin son oy oranı şöyle; AK Parti yüzde 53, CHP yüzde 22, MHP yüzde 13.

CHP VE MHP TABANINDAN DESTEK VAR

Star Gazetesi’nin haberine göre; ANAR Ankara Sosyal Araştırmalar Merkezi Genel Müdürü Dr. İbrahim Uslu, çözüm sürecine son üç ayda desteğin iki kat arttığını açıkladı. Toplumun yüzde 58’e yakınının sürece destek verdiğini belirten Uslu, süreçte en fazla zarar gören partinin CHP göründüğünü, Ege ve Akdeniz’de bir miktar CHP oylarının MHP’ye kaydığını söyledi.

ÇÖZÜM SÜRECİNE DESTEK 23 AYDA ARTTI

– Toplum çözüm sürecine nasıl bakıyor, önceki anketlere göre artış mı var, azalış mı?

Mart ayının ilk 20 gününde 26 ilde 5 bin 300 kişiyle anket yaptık. Çözüm sürecine destek yüzde 57.7… Desteklemeyen oranı yüzde 34, fikri olmayanlar ise 8.3… Çözüm sürecine destek oranında çok net bir yükseliş var. Aralık’ta Başbakan İmralı ile görüşüldüğünü açıkladı. O süreçten itibaren araştırma yaptık, iki kata yakın destek artışı oldu. Bu kez toplumun sürece adapte olması ve destek vermesi açılıma oranla daha kısa oldu, üç ayda toplumun yarısından çoğu süreci destekler hale geldi.

CHP TABANI DESTEK VERİYOR

– Partilerin tabanı bu sürece ne oranda destek veriyor?

Muhalefet partileri içinde BDP’de destek çok yüksek, AK Partililer ciddi oranda destekliyor. Hem CHP hem MHP’nin tabanında da destek var, her üç CHP ve MHP’liden biri süreci destekliyor. Hem CHP’nin hem MHP’nin politikalarını gözden geçirmesi lazım. Bu şekilde devam ederse sıkıntı yaşayabilirler.

AK PARTİ YÜZDE 50-53 BANDINDA

– Çözüm sürecinde partilerin izlediği politikalar oy oranlarına nasıl yansıyor?

Görüşme yöntemi konusunda toplumun bazı rezervleri ve itirazları olabilir fakat bunun siyasal sonuç doğurup doğurmadığına bakmak lazım. AK Parti’nin oy oranlarında hiçbir düşme yok, oy oranı hala yüzde 50’lerin üzerinde. AK Parti seçimlerden bu tarafa yüzde 50-53 aralığında seyretti yine aynı aralıkta. CHP seçimden sonra 22-24 aralığında seyrediyor, son ayda CHP’nin oy kaybettiğini gördük.

EN FAZLA ZARARI CHP GÖRDÜ

MHP 12-13 aralığında seyrediyordu. Şimdi 13’lerin biraz üzerinde ve CHP’den oy almış görünüyor. Özellikle Ege ve Akdeniz’de bir miktar CHP oyları MHP’ye kaymış görünüyor. CHP’nin ne yapacağını bilmeyen tutumu demek ki CHP seçmenini rahatsız etti, MHP’ye geçtiler. Bizden önce başka araştırma şirketlerinin yapmış olduğu çalışmalarda da benzer bulgular var. Bu süreçte en fazla zarar gören CHP gibi görünüyor. CHP zikzak yaptığı için bence oy kaybediyor.

HÜKÜMET KRİTİK EŞİĞİ AŞTI

– Nevruz’dan sonra çözüme destek oranında nasıl bir seyir görüldü?

Nevruz bence önemli bir dönüm noktasıydı. Kamuoyu desteğinin Nevruz’dan sonra daha da arttığını düşünüyorum. Hükümet bu kritik eşiği çok hızlı geçti. Açılımda daha uzun zaman almıştı. Ama bu sefer toplum çok daha büyük bir coşkuyla bu politikaya destek vermeye başladı, hükümet kritik eşiği iki aylık süreçte aşmayı başardı.

SÜREÇ KARADENİZ’DE DAHA İYİ ANLATILMALI

– Bölgelere göre destek oranları ne yönde?

Güneydoğu’da yüzde 81, Doğu’da yüzde 77, İç Anadolu ve Marmara’da yüzde 59, Akdeniz’de yüzde 49, Ege’de yüzde 44, Karadeniz’de yüzde 43 oranında destek var. Ege düşük gibi görünüyor ama yüzde 44 civarında. Oysa seçimlerdeki oylara bakacak olursanız AK Parti’nin oy oranı yüzde 40 civarında. Aslında AK Parti’nin oyunun üzerinde bir destek var sürece. Orda tek şaşırtıcı olan Karadeniz. Çünkü Karadeniz’de AK Parti’nin oyu yüksek. Yüzde 55’lerin üzerinde bir oy oranı var, ama destek yüzde 43-44 aralığında. Karadeniz’e bu sürecin biraz daha anlatılması gerekiyor. Türkiye genelinde seçmenlerin çoğu parti sadakati ve partinin reflekslerine uygun destekler veriyor.

Kaynak:  STAR Gazetesi, Vatan (03.04.2013)






Close
Takipçimiz olur musunuz?
SİTA ile ilgili gelişmeleri sosyal medya adreslerimizden takip edin